Tarihçe

Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar geçen sürede eğitim ile ilgili birçok planlama, düzenleme ve mevzuat çalışması yapılmış; eğitim sistemimizin geliştirilmesi için hedefler belirlenmiştir. Ülkemizin eğitim politikalarının belirlenmesinden sorumlu organlardan biri olan Millî Eğitim Bakanlığı da bu nedenle belirli aralıklarla Millî Eğitim Şûraları düzenlemektedir. Türk eğitim sistemine yön vermek amacıyla görüş ve önerilerin sunulup tartışıldığı ve kuruluşu, çalışmaları kanunla düzenlenen Millî Eğitim Şûraları ilk kez 1939’da toplanmıştır.

Şûralara, millî eğitimle ilgili politikaların çizilmesinde yol gösterici rol verilmiştir. Tarihsel gelişimi boyunca Millî Eğitim Şûraları, millî eğitimle ilgili politikalar üreten bir kurum olarak gelenekselleşmiştir. Millî Eğitim Şûralarında Türkiye’nin eğitim sorunlarını çözebilecek, eğitim sistemini geliştirecek ve iyileştirecek pek çok karar alınmıştır. Millî Eğitim Şûraları, eğitimle ilgili paydaşların yanı sıra kamu kurum temsilcileri, yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum örgütleri, sendikalar ve yabancı uzmanların katılımcı olarak gündem konularına veya eğitimin genel sorunlarına çözümler aradığı demokratik bir yapıya sahiptir.

22 Haziran 1933 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2287 sayılı Maarif Vekâleti Merkez Teşkilâtı ve Vazifeleri Hakkında Kanun’un birinci maddesiyle Maarif Şûrası ve Millî Talim ve Terbiye Dairesi’nin, Maarif vekâletinin merkez teşkilatının makam ve dairelerinden olduğu kabul edilmiştir. Bu kanun içerisinde Maarif Şûrası’nın görevi, “Madde 3- Cumhuriyet maarifinin terbiye ve tedrisata teallük eden işlerinde Talim ve Terbiye Dairesi’nce hazırlanacak nizamname, talimatname, program ve esaslarla, Şûra azası tarafından bu mevzular etrafında yapılacak teklifleri tetkik ederek bir karara bağlar. Maarif Şûrası’nın kararları, Maarif Vekili’nin tasdikiyle katileşir.” olarak tanımlanmıştır.

 

Millî Eğitim Şûrası’nın Tarihçesi

Bu başlıkta eğitim tarihimizde önemli yer tutan şûralar, Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi olmak üzere iki dönemde incelenmiştir.

Osmanlı Dönemi’ndeki Gelişmeler

Millî Eğitim Şûralarının tarihçesini, Sultan II. Mahmud’un 1824’ten itibaren başlayan ilköğretim seferberliği ve Mekatib-i Rüştiye adını verdiği okulların kurulmasıyla ilgili fermanda yer alan görüşlerin dayandığı “Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye” raporuyla başlatmak mümkündür. 1845 yılında kurulan “Maarif Meclis-i Muvakkat” bu konuda yapılan ilk ciddi kurumsal yapıdır. 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi‘nin 131. maddesine göre, Meclis-i Kebîr-i Maârif teşkil olunup Daire-i İlmiye ve Daire-i İdare namıyla iki kısma taksim olundu.  1912’de yapılan yeni bir düzenleme ile Meclis-i Kebîr-i Maârif daimî ve senevi olarak ikiye bölündü. Senevi kısım, Faik Reşit Unat gibi eğitim tarihçileri tarafından Millî Eğitim Şûrası’nın başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Cumhuriyet Dönemi’ndeki Gelişmeler

Millî Eğitim Şûraları ile ilgili ilk çabalar daha Millî Mücadele sürerken ortaya çıkmıştır. 15 Temmuz 1921’de, Gazi Mustafa Kemal’in cepheden gelip açılış konuşmasını yaptığı Ankara’da şûraların bir ön adımı olarak Maarif Kongresi düzenlenmiştir. Kongrede eğitim ile ilgili mevcut durumun değerlendirilmesi yapılmış, amaç ve yöntemler belirlenmiştir. Daha sonra 1923, 1924 ve 1925-1926’da üç defa yapılan Heyet-i İlmiye toplantılarıyla eğitim ile ilgili meseleler görüşülmüştür. Maarif Kongresi ve Heyet-i İlmiyeler, Millî Eğitim Şûralarının temelini oluşturmaktadır.

Telif ve Tercüme Heyeti

Kurulmakta olan yeni devletin eğitim alanındaki ilk kurumsal çabası 25 Mart 1921’de toplanan Telif ve Tercüme Heyeti’dir. Bakanlık merkez teşkilatı bünyesinde 1921 yılında kurulan Telif ve Tercüme Heyeti, çalışmalarını 1926 yılına kadar sürdürmüştür. 1925-1926 yılında toplanan Üçüncü Heyet-i İlmiye kararları sonucunda Telif ve Tercüme Heyeti, yerini Millî Talim ve Terbiye Dairesine bırakmıştır. Dairenin kuruluşu, “Memlekette talim ve tedris esaslarını ilmî ve müstakil bir merkezden sevk ve idare maksadıyla tasavvur edilen Talim ve Terbiye Dairesi tesis edilmiştir.” sözleriyle Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından duyurulmuştur. 25 Mart 1921 tarihinde dönemin önemli bilim adamlarından oluşan bir heyetçe ilk toplantısını yapan Telif ve Tercüme Heyeti’nin de yeni dönemde bilim, kültür ve eğitim alanlarına önemli katkıları olmuştur.

Talim ve Terbiye Kurulu, 3 Nisan 1926’da yürürlüğe giren Maarif Teşkilatına Dair Kanunla millî eğitimin niteliksel gelişimini düzenlemek ve yürütmekle görevli bilimsel bir danışma ve karar organı olarak Talim ve Terbiye Dairesi adıyla kurulmuştur. Talim ve Terbiye Dairesi’nin kuruluşu 789 numaralı Maarif Teşkilatına Dair Kanun’un ikinci maddesinde şu şekilde yer almıştır:

Münhasıran talim ve terbiye işleri ile iştigal etmek üzere Maarif Vekâletinde bir Talim ve Terbiye Dairesi ihdas olunmuştur. Bu daire bir reisin idaresi altındadır. Dairenin şubeler ile teşkilâtını idare etmek üzere reisten başka azamî on mütahassıs bulunacaktır. Daireye lüzumu kadar memur tayin olunur. Daire reisi, vekâletin; azalar, daire reisinin teklifi ve vekâletin inhası ile İcra Vekilleri Heyeti’nce tayin olunur. Dairenin teşkilâtı ve vazifesinin hududu İcra Vekilleri Heyetince yapılacak bir talimatname ile tesbit ve tayin edilir.

Merkez ve taşra teşkilat yapısını düzenleyen 22 Haziran 1933 tarihli 2287 sayılı Maarif Vekâleti Merkez Teşkilâtı ve Vazifeleri Hakkında Kanun’un dokuzuncu maddesinde Talim ve Terbiye Dairesinin oluşumu ve görevlerine yer verilerek Talim ve Terbiye Heyeti’nin Maarif Vekâleti’nin ilmî müşavere (danışma) heyeti sıfatına haiz olduğu belirtilmiştir.

Maarif Kongresi

Kongreye; 15 Temmuz 1921-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında, henüz Millî Mücadele’nin cephe çatışmalarının devam ettiği günlerde Anadolu’nun düşman işgali altında bulunmayan farklı yörelerinden gelen millî eğitim ve okul müdürleri, kadın ve erkek 180’den fazla öğretmen, bakanlık daire müdürleri ile Telif ve Tercüme Heyeti üyeleri katılmıştır. Katılımcılar bir hafta boyunca toplantılar yaparak dönemin eğitim sorunlarını görüşmüş, tartışmış ve daha sonra uygulanmasına yönelik önemli kararlar almışlardır. Mustafa Kemal Paşa kongrenin açılış konuşmasında: “Şimdiye kadar takip olunan tahsil ve terbiye usullerinin milletimizin gerileme tarihinde en mühim bir âmil olduğu kanaatindeyim. Onun için millî terbiye programından bahsederken, eski devrin hurafelerinden ve fıtrî niteliklerimizle hiç de münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, şarktan ve garptan gelen bilcümle tesirlerden tamamen uzak, seciye-i milliye ve tarihiyyemizle mütenâsip bir kültür kasdediyorum.” diyerek o zamana kadar takip edilen eğitim ve öğretim esaslarının milletin gerilemesine neden olduğunu belirtmiş ve yeni kurulan devletin eğitim politikalarının millî olması gerektiğini vurgulamıştır. Maarif Kongresi’nin önemi, Millî mücadele sürerken Ankara’da eğitimcileri bir araya getirmesi ve eğitimin amaçlarının tartışıldığı ilk toplantı olmasıdır. Maarif Kongresi modern Türkiye’nin eğitim sisteminin sorunlarının tespit edilmesi, tartışılması ve bu sorunları çözecek kararların alınması için belirli aralıklarla toplanan, Millî Eğitim Bakanlığının en büyük danışma organı Millî Eğitim Şûralarının ve Heyet‐i İlmiye çalışmalarının bir anlamda temelini oluşturmuştur.

Heyet-i İlmiyeler

Heyet-i İlmiyeler; yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eğitim politikalarının belirlendiği, eğitim meselelerinin tanınmış eğitimcilerin fikir, düşünce ve tecrübelerinden yararlanılarak tartışılıp karara bağlandığı ve belirli bir uygulama gücü olan ilmî toplantılardır. 1923 yılında ilk toplantısını yapan ve her yıl toplanması öngörülen Heyet‐i İlmiyeler 1923, 1924 ve 1925-1926 yılında üç toplantı yapmıştır.

Eğitim yöneticilerinden üniversite hocalarına kadar bütünüyle eğitimcilerin katıldığı Heyet-i İlmiyeler ile yeni devletin eğitim yapısı, biçimi, programları ve hedeflerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Heyet-i İlmiye çalışmalarında dönemin önde gelen isimleri görev almıştır. Ziya Gökalp (Telif ve Tercüme Heyeti Başkanı), Fuad Köprülü (Müsteşar), Veled Çelebi İzbudak, İhsan Sungu (Dârûl-Muallimîn-i Âliye Müdürü), İsmail Hakkı Baltacıoğlu (Darülfünûn Müderrisi ve Emîni), Ahmet Ağaoğlu (Matbuat ve İstatistik Müdürü), Yakup Kadri Karaosmanoğlu çalışmalara katılan bazı isimlerdendir.

 

@2021 Tüm Hakları Saklıdır. | Millî Eğitim Bakanlığı